Dadiiii! Dadiiii! Acilen Klonlanmam Gerek!

images (700 x 325)Geçenlerde bir yazıda okudum. Efendim, dünyada klonlama yani genetik kopyalama yöntemi ile dünyaya gelmiş insanlar varmış. Bir zamanlar pek melül bakan, pek sempatik bir Dolly vardı hani. Onda uygulanan yöntemin daha geliştirilmiş bir versiyonu ile bu gerçekleştirilmiş . Aslında sayıları daha çok ve hatta tam olarak bilinmiyormuş(!)  ama  üç tanesi Doğu Avrupa’da yaşıyormuş mesela. Biri kız, ikisi erkekmiş. Etik açıdan uygun olmadığı için kimlikleri açıklanmıyormuş. Çocukların ve ailelerin zarar görmemesi için. (Klonlanarak dünyaya gelmiş olmaları çok etikti zaten, pehh! )

dolly

Neyse, işte ben bu yazıyı okurken bir anda yüreciğimin orta yerinde bir sızlama hissettim. Aynı anda kafamda birincisi orjinal, diğerleri klon olmak üzere peşpeşe ampuller yandı. Yahu, dedim. Nedir yani bu kadınların çilesi? Her gün rutin olarak yapmam gereken ve günlük olmasa da neticede yine bana bakan  trilyon tane işim var.

*İşe gitmeliyim.

*Evle ilgilenmeliyim.

*Çocukların ihtiyaçları var.

*Her gün yemek yapmam gerek.

*İlgi bekleyen bir eş var.

*Yetişmesi gereken okumalar var.

*Her tür alışverişten ben sorumluyum.

Çocukların yemesi, içmesi, giymesi, oyunu, okul için hazırlanması, okula bırakılması, okuldan alınması, arkadaş ve komşularla ilişkiler, ağırlanacak misafirler, sosyal görevler, dini vazifeler, sağlıkla ilgili takipler, yazılacak yazılar,yapacağım ve yaptıracağım ödevler, organizasyonlar, o, bu, şu derken… Zaman bana yetmiyordu!!!

Bir ara ahtapotlara sekiz kollu oldukları için özenmeye başlamıştım. Benim de sekiz kolum  olsa aynı anda hem yemeği karıştırır, hem telefonla konuşur, hem çocuğu giydirebilirdim mesela.

ev-kadını

Sonra bir ara yetkili mercilere müracaat etsem, acaba günleri 30 saate çıkarırlar mı diye düşünür oldum.  Bundan da umudum kalmayınca, –son çare- şu etik olmadığı halde(!) insan klonlayan güzide biliminsanları düştü aklıma.

 

Tabii ya, neden daha önceden düşünemedim ki bunu? Beni de pekala klonlayabilirler. Zaten sekiz kol, kullanım sırasında çok konforlu olmayabilirdi. Beynim aynı anda hepsini yönetmekte zorlanacaktı mutlaka. Hatta kazalara bile sebep olabilirdim istemesem de. Tencereyi kafama geçirip, telefonu bebeğe yedirmeye çalışabilir, biberona deterjan doldurabilirdim. Allah muhafaza.

Ama benim aynımdan birkaç tane daha olsa… Offff! Ne harika olurdu ya…

İş Kadını Klon: İşe gider, para kazanırdı.

Ev Kadını Klon: Evde yapılacak şeylerle ilgilenirdi.

Aşçı Klon: Süper mükemmel sofralar için harika mamalar hazırlardı.

Sorumluluk Hissi Yüksek Klon: Veli toplantılarına giderdi. (Ortalama iki ayda  birden senede toplam dört defa çarpı 3. Ciddi bir mesai.)

Sosyal Klon: Eve gelecek misafirleri ağırlayıp; düğün dernek, hasta ziyareti, taziye, kadın günü, yaşgünü partisi, dini sohbet vs gidilecek yerlere giderdi.

Entel Klon: Kitaplıkta okunmayı bekleyen sürüyle kitabı okur, yazar, çizer, karalar, özet çıkarır, ezberler, öğrenir, hayaller kurardı.

Anne Klon: Çocuklarla kaliteli ve kalitesiz zamanlar geçirir, oyunlar oynar, yuvarlanır, debelenir, ödevlere iştirak eder, cırlar, sever, öper, koklar, pişpişler, yedirir, içirir, giydirir, sarılır, masal anlatır, uyutur, hayran olur, endişe eder, planlar yapar, adımlar atardı.

Evli Klon: Eşle muhabbet eder, gezer, dolaşır, sevgisini çoğaltırdı.

Bilinçli Tüketici Klon: Ailenin her tür ihtiyacı için alışverişleri yapar, indirim dönemlerini değerlendirir, yumurtanın organiğini, sebze-meyvenin tazesini, kıyafetin uygun fiyata kalitelisini takip ederdi.

Dindar Klon: Ruhsal tekamül, manevi terakki için çabalar, iyi insan-iyi kul olabilmenin kutlu yolunda yürümeye azmederdi.

Şoför Klon: Servis hizmeti sağlardı. Hane halkından ehliyeti olmayanları gezdirir, derse, kursa, diş kontrolüne, arkadaşının evine, parka, spora, partiye, bahçeye görürür getirirdi.

Fit Klon: Sağlıklı yaşamla kafayı bozar, kalori hesapları, doğal beslenme tüyoları, günlük yürüyüş, bel-boyun egzersizleri, kapı gibi sağlam-deliksiz diyetlerle(!) haşır neşir olurdu.

kl

Bu listeyi daha sayfalarca uzatabilirim aslında ama neyse acıdım sana sevgili okur. Yani sen de bir (1) insansın sonuçta.

Yani demem o ki; bu güzide biliminsanları merhamet edip, beni gönüllü olarak alıp klonlasınlar. Söz, sonradan mırın kırın etmem. Klonlarımın herbirine işlerini taksim eder, gönüllerini hoş tutarım. Arada çaylar, kahveler… İki çift lafın belini kırar, kız kıza takılırız işte. Hatta altın günü bile yaparız. Kısır, patates salatası yaparım. Valla  bak. Yani gerçekten süper mükemmel bir tablo olmaz mı sizce de? Herkes mutlu olmaz mı böylece?  Şurda bir ailenin huzur ve saadeti, akıl ve ruh sağlığının devamı sözkonusu. Madem böyle bir imkan var, bunu aile ve toplumun faydası için kullansınlar. Etik-metik takılmasınlar. Yazıktır. Günahtır.

 

 

4 thoughts on “Dadiiii! Dadiiii! Acilen Klonlanmam Gerek!

  1. Buaralar tamda ihtiyac duydugum bi yazı olmuş datlum,yalnız bu işi yaptirirsan senden tek dileğim benide unutmaman ;))

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir