Neeeeee? Üç Çocuk mu?

üçlü (700 x 325)Sanki bir yerlerde, ailelerin bir veya en fazla iki çocuklarının olması gerektiğine dair gizli bir kural yazılı. Bazen dışarıda bir yerlerde, üç çocuğum olduğunu duyunca insanların verdiği tepkiyi gördükçe buna daha çok inanmaya başladım. Böyle efendime söyleyim, bir cehalet iması, bir üstten bakış falan. Sanki dünyada üç yavrisi olan bir tek benim. Ve çok saçma sapan bir durumun içindeymişim gibi… Doğru dürüst tanımadığım insanların bununla ilgili yorumlar yapmaları çok can sıkıcı olabiliyor. Mesela bakın:

  • Aaa, inanmıyorum. Sahiden üç çocuğunuz mu var?

-Evet, son derece sahi. Hatta dokunabilirsiniz isterseniz. Üç taneler. Bir-iki-üç. Bir erkek, iki kız.

  • Kazayla mı oldu?

-Kaza? Trafik kazası? İş kazası? Fesubhanallah. İnsanlar üç çocukları olsun isteyemez mi?

  • Araları da çok az. Yazık, çok zor olmuştur senin için.

-Aaa, beni bu kadar çok düşünmeniz ne güzel. Haa bu arada aralarında dörder yıl var. Yani o kadar da aralıksız sayılmaz. Ayrıca bu beni ilgilendirir. Bakma konusunda sizden yardım istemediğime göre.

  • Bu zamanda üç çocuk. Hiç kolay değil valla. İyi cesaret!

-Biz büyük bir aile olmak istedik. Cesaret kelimesini kullanmanız ilginç. Çocuk sahibi olmayı korkulacak birşey olarak görmüyoruz biz. Her evladımızı büyük sevinçlerle, mutluluklarla karşıladık. Farklı koşullarda yaşıyor olsak daha çok bile isterdik.

  • Ben de isterdim aslında ama, çok zor.

-Zor olmaya zor. Bu bir gerçek. Hepimizin hayat şartları farklı. Bakış açılarımız, dinamiklerimiz  farklı. Tercihlerimizi de  bunlar şekillendiriyor . O yüzden bizle aynı düşünmeyeni de normal karşılayabilmek gerek, değil mi?

  • Ama oğlun tek kalmış. Sen bir tane oğlan daha doğur. Düşünüyor musun dördüncüyü?

-İşte dananın kuyruğunun koptuğu yer! Herkeste bir merak, bir merak. Hayal Anne bir bebek daha istiyor mu? Memleketin tek derdi de bu zahar!

Kardeşim daha bir aylık evliyken “Çocuk ne zaman?” diyordunuz. İlk bebeğim doğdu. Hastaneye ziyarete gelip, “Ama kardeş şart. İkinci ne zaman?”  diye sordunuz. İkincisi geldi. Kırk mevlidinde “Başka çocuk istiyor musun?” dediniz. Üçlendik. Zor mor, vayy iyi cesaret bilmem ne deyip uzaylı muamelesi yapıyorsunuz. Sonra da araya asıl merak ettiğinizi sıkıştırıyorsunuz. Size ne kardeşim? Size ne? Ayrıca öyle “Bir oğlan daha doğur” ne demek ya Allahını seversen? Siparişle mi geliyor bunlar? Biz mi belirliyoruz cinsiyetini? Saçını, göz rengini, huyunu suyunu, boyunu posunu  da  seçelim o zaman. Tövbe tövbe. Haa demek bir de simetri mecburiyeti var çocuk sayısıyla ilgili. İki kızın varsa, iki de oğlun olması gerekiyor. Hem benim oğlumun erkek kardeşinin olmaması onun yalnız olması anlamına mı geliyor? İki tane kız kardeşi kardeşten saymayacak mıyız? Kardeşi olmayan insanlar hepten yalnız mı?


Bu herkesin her mevzusuna burun sokma geleneğini artık terketmekte yarar var. Kimin kaç çocuk istediği, doğurduğu kimseyi ilgilendirmez. İnsanlar kendileri için en uygun olanı zaten bilir, ailelerini istedikleri gibi planlarlar.  Zorluğu kolaylığı herkesin kendi meselesi. Bir gün birisi bu konularda danışmak isterse, engin hayat tecrübemizi onlarla paylaşabiliriz. Ama böyle bir talep yoksa, kendimizi saçma durumlara düşürmeyelim. Ters bir ana denk gelme durumunda saç ve baş sağlığı tehlikeye girebilir. Nokta.

 

2 thoughts on “Neeeeee? Üç Çocuk mu?

  1. iki kız bir erkek anası olarak tamamen aynı tepkilere maruz kalıyor muşuz, ha bir de büyükler kız ve erkek olduğundan üçüncüyü beklerken “e bi kızın bi oğlun varmış, ne gerek vardı” diyeni de vardı, üçüncü ancak farklı cinsi arıyorsan normal yani, of ki ne off

    1. Bu toplumda, insanların özeline saygı duyulmuyor. Herkesin her konuda bir fikri, yorumu var. Bu da çok sıkıcı oluyor bazen. Eğer bir insanın var olmasıyla ilgili bir gereksizlik durumu varsa, bence bu tam da “Ne gerek vardı?” diyen ağzın sahibi içindir 🙂 Haksız mıyım?

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir